Sanirim arayi yine cok actim, fakat basima neler geldi bilseniz bana hak verirsiniz. Turkiye ye uzun zaman gitmedigim icin en cok acisini cikartacagim gibi kendime soz verdiysemde herseyi kismet ve kaderde ne varsa onu yasamak zorundayiz. Gitmeden once aklimda, Gaziantep’e Urfaya, birde oradan Giresun , ve Rize taraflarina gitmeyi cok istedim ki hic birisine gidemedim malesef. Gelirkende butun fotograflarimin yedek kartini Izmirde unutup gedim 🙁 elimde olan sadece fotograf makinanin icinde kalan fotograflari sizlerle paylasacagim simdilik ki  cektigim fotograf sayisi sanirim 5000 civarinda idi onlarida gelince yayinlarim insAllah..

Su almak icin gittigimiz koyde ablalar carsi icinde tezgah acmislar ve cesit cesit ev yapimi tursular, zeytinler, tarhana, salca ve inanilmaz guzel lezzetli farkli seyler satiyorlardi, bunlardan bir tanesi Citlembik tursusu 🙂

Bende elimden geldigince burada bulupda  yiyemedigim Orijinal lezzetleri yemekle basladim 🙂 Kilolarida bir kenari biraktim once Izmirin meshur Boyoz’unu yedim ki hemen ucakdan iner inmez eve varmadan taze Gevrek ve Simir firinina girdik Boyuzumuzu aldik :)ve ardindan Doner, Pide, Midye, ve saymakla bitmeyen Turkiyemin guzellezzetleri..


Sonra Izmir cevresindeki Koy ve kasabalari gezdim, cok guzel yerler gordum. Cok yeni insanlar tanidim, samimi guler yuzlu insanlarimizi unutmus olmaliyim ki, Metroya bindigimizde bile yanimizda kim varsa hemen muhabbete baslayip yol boyunca sohbet edenlerle karsilastim..

kayalarin uzerine yapilmis bu doga ile basbasa olan kulubeleri gorduk bu kulubeleri kiralayip orada hafta sonunu gecirebileceginiz ve asagida akan dereden balik tutabileceginiz bir ortam isterseniz buyrun buraya gidebilirsiniz..

Odemis’e giden daglar arasinda bir yerde.. haritadan sizler icin bulurum bir ara..

Daglarin etrafinda kekik, nane, kantaron ve bir cok farkli bitkiler topladik ve ben hepsini kurutup getirdim. Ablamin yaptigi lale serbetinin tarifini vericem ama suan degil, yukarda gordugunuz Kantaron bir cok hastaliga iyi geliyormus, hem yagin icinde kavanozda saklayabiliyorsunuz hemde kurutup cayini demleyip icebiliyorsunuz.

Odemis tarafina gectigimiz zaman yuksekde kalan koy ve kasabalari gezdim. Daglarin uzerlerinde yasayan hep guler yuzlu insanlarla karsilastim, birde daglarin arasinda tatli su “Alabalik” ciftliklerini gezdim. Yine o daglarin bayirlarin arasinda kalan koylulerin tarlalarinda Kiraz, Erik, Ceviz , kestane agaclari arasinda yetistirdikleri sebze ve meyve bahcelerii gezdim. Iki yamac arasinda akan gurul gurul sularin seslerini isitiim.. Cok mutlu oldum cok guzel bir tatil oldu az oldu fakat onca seneden sonra buguzellikleri gormek de nasib oldu..

Yine odemis daglari arasinda ormanin icinde tahta kulubeyi minik restouranta cevrilmis mangal yapip bahceden taze marul , taze sogan, maydanoz esliginde karisik salata ve yaninda ayran ikram eden hanim hanimcik bir aile ile tanistim.. Henuz restourantin ismini ilan etmediklerinden “Haydar’in Yeri” diye takdim ettiler 🙂 Orman icinde yapmis olduklari barinak yanindaki hayvan ciftligini gezdirdi beyaz keciler, renkli tavuklar , koyunlar yetistirip ” Cocuklarim artik keci sutune alistilar baska sut icmiyorlar” diyen Teslimenin gozleri isil isil parliyor ve hayatindan da cok memnun gorunuyordu. Bize odun atesinde cay demledi..InsAllah guler yuzlu Teslime ve ailesini yeniden ziyaret etmek istiyorum..

Teslime kendi elleri ile bize Kiraz, Erik ve sirkenlik otlari topladi ertesi gunu sirkenlikleri haslayip hakiki zeytinyagi ve limon esliginde salatasini yaptik cok lezzetliydi..

Daglarin arasinda her kose basinda bir tane Cesme ile karsilastik, daglardan gelen su hic kesilmiyor hem gunduz hem gece Rabbimizin izni ile hizmet ediyor cesmenin etrafindaki naneler , kekikler mis gibi kokutuyordu etrafi..

Print Friendly